Başka bir tetkik sırasında tesadüfen saptanan böbrek üstü bezi kitlesi (adenom), zihninizde sarsıcı sorular uyandırabilir. Bu kitle sadece sessiz bir izleyici mi, yoksa bedeninizi gizlice strese sokan bir hormon santrali mi? Kansere dair o derin anksiyeteyi bilimsel kanıtlarla yok ederken; inatçı tansiyon ve metabolik direncin ardındaki şifreyi Medical Park Batıkent Hastanesi kliniğimizde deşifre ediyoruz. Teşhisin ötesine geçerek; kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendiren medikal hareket programlarımız ve "hastalık" algısını yıkan psikolojik restorasyon vizyonumuzla, hayatınızın kontrolünü yeniden ele almanız için yanınızdayız.
Böbrek üstü bezleri (sürrenal bezler), her iki böbreğimizin hemen tepesine yerleşmiş, ağırlıkları sadece birkaç gram olan ancak vücudun tüm stres, tansiyon, su-tuz dengesi ve hayatta kalma mekanizmalarını yöneten devasa hormon fabrikalarıdır. Bazen bu kusursuz fabrikaların içindeki hücreler, beynin komut sisteminden bağımsız olarak kendi başlarına çoğalmaya başlar ve bir kitle oluşturur. Tıp dünyasında bu kitlelere Sürrenal Adenom adı verilir.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, bu kitlelere "basit bir et parçası" muamelesi yapmayız. Çoğu tamamen iyi huylu (selim) olsa da, asıl tehlike bu hücrelerin birer "kaçak hormon üreticisi" olup olmadığıdır. Kontrolden çıkmış bir adenom, bedeninizi hiç durmadan yüksek tansiyona veya aşırı kortizole (stres hormonuna) maruz bırakabilir.
Sürrenal adenomlar klinik olarak ikiye ayrılır. Non-Fonksiyonel (Sessiz) Adenomlar: Hiçbir hormon üretmeyen, sadece orada yer kaplayan ve genellikle başka bir sebeple (örneğin safra kesesi veya böbrek taşı için) çekilen ultrason/tomografilerde tesadüfen bulunan iyi huylu kitlelerdir. Çoğu zaman ameliyat gerektirmez, sadece periyodik olarak takip edilir. Fonksiyonel (Aktif) Adenomlar: Boyutları küçük olsa dahi kana kontrolsüzce stres veya tansiyon hormonları (Kortizol, Aldosteron veya Adrenalin) pompalayan tehlikeli kitlelerdir. İşte tıbbi olarak derhal müdahale etmemiz ve vücuda verdiği tahribatı durdurmamız gereken grup budur.
Sürrenal adenomlar sessizse hiçbir belirti vermez. Ancak hormon üretmeye (fonksiyonel olmaya) başladıklarında, salgıladıkları hormonun türüne göre vücutta çok ciddi sistemik alarmlar çalmaya başlar:
Adenom gizlice kortizol üretiyorsa; hastada açıklanamayan hızlı kilo artışı, göbek bölgesinde yağlanma, yüzde aydede (yuvarlak) görünümü, karın cildinde mor renkli dev çatlaklar ve ani başlayan şeker hastalığı (diyabet) eğilimi ortaya çıkar.
Eğer kitle "Aldosteron" pompalamaya başlarsa, vücut inanılmaz miktarda tuz ve su tutar. Hasta ne kadar tansiyon ilacı kullanırsa kullansın tansiyonu bir türlü düşmez. Buna kanda potasyum düşüklüğüne bağlı şiddetli kas krampları eşlik eder.
Adenom adrenalin üreten bir dokuysa, hasta durup dururken şiddetli kalp çarpıntısı, panik atak benzeri ölüm korkusu, yüzde solukluk, terleme boşalması ve aniden 20'lere fırlayan tehlikeli tansiyon krizleri yaşar.
Adenom saptandığında cerrahi veya takip kararı almak için önce kitlenin kimliğini biyokimyasal olarak deşifre ederiz.
Sürrenal adenom, teşhis edilene kadar yıllar boyunca bedeninizi gizli bir şekilde hormon bombardımanına tutmuş olabilir. Özellikle kortizol üreten bir adenom saptandığında, yüksek kortizolün yarattığı tahribat sadece kitleyi çıkarmakla son bulmaz. Hastalarımızda genellikle ağır bir kas erimesi, yerleşmiş bir insülin direnci, kemik erimesi (osteoporoz) ve aylar süren kronik yorgunluk tabloları görülür.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde tıbbi güvenliğinizi sağlayıp o tehlikeli kitleyi vücudunuzdan uzaklaştırdığımızda veya kontrol altına aldığımızda, işimizin en önemli ikinci kısmı başlar: Bedeninizin fabrika ayarlarına döndürülmesi. Kortizolün yıktığı kas ve kemik dokusunu yeniden inşa etmek, dirençli kilolarınızı kırmak ve bozulan şeker/tansiyon dengenizi düzeltmek için kişiye özel tıbbi beslenme (medikal diyet) ve endokrin rehabilitasyon protokolleri başlatıyoruz. Biz, sadece o kitleyi değil, yıllarca süren "belirsizlik" endişesinin yarattığı metabolik travmayı da tedavi ediyoruz.
Böbrek üstü bezinizde kitle (adenom) bulunması, otomatik olarak korkunç senaryolar yazmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu kitlelerin ezici çoğunluğu, tıbbın tamamen kontrol edebildiği, tehlikesiz veya yönetilebilir oluşumlardır. Önemli olan, doğru tahliller ve doğru uzman gözüyle o kitlenin gerçek niyetini (hormon üretip üretmediğini) ortaya çıkarmaktır. Elinizdeki raporları bilimsel bir haritaya dönüştürmek, gereksiz panikten kurtulmak ve kesin çözüm planınızı oluşturmak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. Sizi bu bilinmezlikten birlikte çıkaralım.
""Sürrenal adenom (böbrek üstü bezi kitlesi) tanısı alan hastalarım polikliniğime genellikle ellerinde tomografi raporları ve gözlerinde derin bir kanser korkusuyla gelirler. Oysa bu kitlelerin büyük bir kısmı 'insidentaloma' dediğimiz, tamamen tesadüfen bulunan ve hastaya hiçbir zararı olmayan sessiz yapılar çıkar. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki endokrinoloji pratiğimizde bizim için kritik soru 'Kanser mi?' sorusundan ziyade 'Bu kitle gizlice hormon üretiyor mu?' sorusudur. Hastanın yıllardır çözülemeyen dirençli tansiyonu, açıklanamayan kilo artışı veya panik atak benzeri çarpıntılarının arkasındaki asıl suçlunun bu ufak adenom olduğunu saptamak ve doğru bir cerrahi/takip stratejisiyle hastayı o görünmez yükten kurtarmak, tıbbın en net ve tatmin edici başarılarından biridir.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Hayır, adenom kelime anlamı olarak "iyi huylu (selim) doku büyümesi" demektir. Böbrek üstü bezinde tesadüfen saptanan kitlelerin yaklaşık %90'ı tamamen masumdur ve kanser hücresi barındırmazlar. Kanser şüphesi taşıyan kitleler (Karsinomlar) genellikle tomografide düzensiz şekilli, çok büyük boyutlu ve hızlı büyüme eğiliminde olan farklı yapılardır ve ilk görüntülemede genellikle ayırt edilebilirler.
Genellikle yapmaz. Böbrek üstü bezindeki küçük kitleler, hormon üretmedikleri sürece tamamen sessizdir ve dışarıdan bir baskı veya ağrı hissi yaratmazlar. Çok nadiren, kitle kendi içine kanarsa veya aniden çok devasa boyutlara ulaşarak etraftaki organlara (böbreğe) baskı yaparsa bel veya böbrek bölgesinde ağrı hissedilebilir.
Rutin kan tahlilleriyle (örneğin sadece açlık şekeri veya klasik tansiyon ölçümleriyle) adenomun hormon üretip üretmediği anlaşılamaz. Bu kitlelerin deşifre edilmesi için endokrinoloji uzmanı tarafından özel "baskılama testleri", 24 saatlik idrarda hormon metabolitleri incelemesi veya kanda spesifik "Metanefrin/Aldosteron" taramaları yapılması şarttır.
Evet, özellikle genç yaşta ortaya çıkan, üç veya daha fazla tansiyon ilacı kullanılmasına rağmen düşmeyen ve beraberinde kanda potasyum eksikliği görülen dirençli tansiyon vakalarında, böbrek üstü bezinde "Aldosteron" hormonu üreten bir adenom (Conn Sendromu) bulunma ihtimali çok yüksektir. Bu kitle tespit edilip alındığında tansiyon tamamen düzelebilir.
Hayır, böbrek üstü bezi (sürrenal bez), böbreğin anatomik olarak hemen üstünde ayrı bir kapsül içinde yer alır ancak böbreğin kendi işleyişiyle hiçbir bağı yoktur. Modern kapalı (laparoskopik) cerrahi yöntemleriyle, sadece böbrek üstü bezi ve üzerindeki kitle alınır. İşlem sırasında böbreğinize dokunulmaz ve böbrek fonksiyonlarınız kesinlikle zarar görmez.
Raporunuzla Medical Park'taki kliniğimize başvurduğunuzda, öncelikle kitlenizin MR veya Tomografi görüntüleri detaylıca incelenir. Ardından kitlenin aktif olup olmadığını kanıtlayan özel kan ve idrar testleriniz (biyokimyasal taramalarınız) gerçekleştirilir. Sonuçlara göre kitlenin sadece izlenmesi mi gerektiğine yoksa hastanemizin tecrübeli cerrahi ekipleri tarafından alınması mı gerektiğine multidisipliner bir yaklaşımla, net ve güvenli bir karar verilir.