Üç farklı tansiyon ilacı kullanmanıza rağmen kan basıncınız düşmüyor mu? Açıklanamayan kas krampları, derin bir halsizlik ve sürekli idrara çıkma hissi mi yaşıyorsunuz? Tansiyon hastası olduğunuzu sanırken aslında böbrek üstü bezinizdeki sinsi bir kitle tarafından rehin alınmış olabilirsiniz. Conn Sendromu'nu (Primer Hiperaldosteronizm) Ankara Batıkent Medical Park'taki ileri teşhis algoritmalarımızla nasıl deşifre ettiğimizi ve damar sağlığınızı nasıl yeniden inşa ettiğimizi keşfedin.
İnsan vücudunda kan basıncının (tansiyonun) ve sıvı dengesinin kontrolü, böbrek üstü bezlerinden salgılanan Aldosteron adlı bir hormon tarafından yönetilir. Sistem çok basit bir otomasyonla çalışır: Tansiyonunuz düştüğünde aldosteron salgılanır, böbrekler tuzu ve suyu tutar, kan hacmi artar ve tansiyon normale döner. Ancak Primer Hiperaldosteronizm (Conn Sendromu) tablosunda, bu otomasyon sistemi kelimenin tam anlamıyla hacklenir. Böbrek üstü bezinde oluşan ufak bir kitle (adenom) veya bezin her iki tarafının da nedensizce büyümesi (hiperplazi), vücudun ihtiyacı olup olmadığına bakmaksızın 7/24 kana devasa miktarda aldosteron pompalar.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, dirençli hipertansiyonu sadece kalbin damarlara yaptığı bir basınç olarak değil, tamamen Böbrek Üstü Bezi Kaynaklı Bir Toksisite (Zehirlenme) olarak ele alırız. Çünkü bu hormon fırtınası durdurulmazsa, sadece tansiyonunuz yüksek kalmaz; aynı zamanda kalp kaslarınız kalınlaşır, böbrekleriniz iflasa sürüklenir ve inme (felç) riski katlanarak artar.
Aldosteron hormonunun kanda aşırı yükselmesi, böbreklere çok acımasız bir komut verir: "Vücuttaki tüm tuzu (sodyumu) içeride tut, karşılığında tüm potasyumu idrarla dışarı at." Tuz içeride kaldıkça su tutulumu (ödem) başlar ve damarlar patlayacak noktaya gelerek tansiyon fırlar. Ancak asıl gizli tehlike idrarla atılan potasyumdur. Potasyum, kasların kasılmasını ve sinirlerin iletim yapmasını sağlayan ana mineraldir. Potasyum idrarla kaybedilip (Hipokalemi) kritik seviyelerin altına düştüğünde; hastalar bacaklarına giren korkunç kramplarla uyanır, merdiven çıkamaz hale gelir ve en ileri vakalarda "Hipokalemik Periyodik Paralizi" adı verilen geçici felç atakları yaşarlar.
Conn Sendromu yıllarca "Esansiyel (Nedeni Bilinmeyen) Hipertansiyon" maskesi takarak gizlenir. Ancak beden, bu hormonal anormalliğe karşı şu çok net kırmızı alarmları verir:
Özellikle 30'lu ve 40'lı yaşlarda başlayan, doktorunuzun size iki veya üç farklı sınıftan tansiyon ilacı vermesine rağmen kan basıncınızın 14/9'un altına bir türlü inmemesi en büyük belirtidir. Bu, damarların hormonal bir kuşatma altında olduğunu kanıtlar.
Kandaki potasyum hırsızlığı nedeniyle kas hücrelerinin elektrik iletimi bozulur. Hastalar sürekli bir halsizlik, özellikle bacaklarda gece uykudan uyandıran ağrılı kramplar ve sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran bir kas zafiyeti hissederler.
Yüksek aldosteron hormonunun böbreklerde yarattığı hasar, böbreklerin idrarı konsantre etme (yoğunlaştırma) yeteneğini bozar. Hasta sürekli susuzluk çeker ve özellikle geceleri defalarca uyanarak tuvalete gitme ihtiyacı duyar (Noktüri).
Dirençli tansiyonun şifresini çözmek rutin kan tahlilleriyle imkansızdır. Kliniğimizde uyguladığımız ileri düzey tanı testleri:
Ameliyatla veya spesifik ilaçlarla (aldosteron blokerleri) hormon fırtınasını Medical Park Batıkent Hastanesi'nde dindirdiğimiz gün, hastanın tansiyonu dramatik bir şekilde düşer ve kas krampları bıçak gibi kesilir. Ancak, yıllar boyunca yüksek basınca maruz kalmış, esnekliğini yitirmiş damarların ve yüksek sodyumun hücrelerde yarattığı metabolik stresin onarılması ciddi bir iyileşme süreci gerektirir.
Tıbbi tedavinizi ve cerrahi planlamanızı kusursuzca bitirdikten sonra, yılların damarlarınızda yarattığı yorgunluğu silmek ve kardiyovasküler sisteminizi yeniden gençleştirmek için bütüncül bir rehabilitasyon süreci başlatıyoruz. Ödemin hücresel düzeyde atılması ve kalbinizin güvenle yeniden güçlendirilmesi için kişiye özel tıbbi beslenme (DASH Diyeti) mimarisi kurulur. Biz sadece o bozuk şalteri kapatmıyor, damarları gençleşmiş ve hayat enerjisini geri kazanmış bir birey olarak hayata dönmenizi sağlıyoruz.
Hiçbir tansiyon ilacının işe yaramadığı, hayatınızı tuzsuz diyetlere hapsedip yine de sonuç alamadığınız o kabus dolu günler sizin suçunuz değildir. Bedeniniz, minik bir böbrek üstü bezi kitlesinin hormonal terörüne maruz kalmış olabilir ve bu durum modern endokrinolojinin elinde kesin olarak tedavi edilebilir bir tablodur. Düşmeyen tansiyonunuzun altındaki gerçek şifreyi çözmek, potasyum hırsızlığını durdurmak ve kalp-damar sağlığınızı güvence altına almak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. O dirençli zinciri bugün kıralım.
""Polikliniğime 'dirençli hipertansiyon' şikayetiyle başvuran genç veya orta yaşlı hastalarımın poşet dolusu tansiyon ilaçları kullanmalarına rağmen hala 15/10 gibi tehlikeli sınırda gezdiklerini görmek çok sık karşılaştığım bir tablodur. Bu hastalar yıllarca 'strestendir', 'genetiktir' denilerek geçiştirilmiş ve inme korkusuyla yaşamaya mahkum edilmiştir. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki endokrinolojik yaklaşımımızda biz bu tansiyonu bir kalp sorunu olarak değil, bir hormon kaçakçılığı olarak okuruz. Hastanın kanındaki o minik aldosteron-renin oranını saptayıp, böbrek üstü bezindeki o ufak kitleyi bulduğumuz an, aslında hastamızı ömür boyu kullanacağı ilaçlardan ve felç riskinden tamamen kurtarmış oluruz. Doğru endokrinolojik dedektiflik, hayat kurtarır.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Hayır, kesinlikle kanser değildir. Conn Sendromu'na yol açan böbrek üstü bezindeki kitleler (Adenomlar) tamamen iyi huyludur. Buradaki sorun hücrelerin kanserleşmesi veya başka organlara yayılması (sıçraması) değil, hücrelerin kontrolden çıkarak vücudu "Aldosteron" hormonuna (tuz ve su tutucu hormon) boğmasıdır.
Toplumdaki tansiyon hastalarının %90'ında "Esansiyel Hipertansiyon" vardır, yani yaş, kilo, genetik veya damar sertliği gibi nedenlerle tansiyon yükselir. Ancak Conn Sendromunda tansiyonun sebebi damarlar değil, doğrudan böbrek üstü bezinden salgılanan hormondur. Normal tansiyon hastaları bir veya iki ilaçla iyileşirken, Conn Sendromu hastaları 3-4 farklı ilaç kullansalar dahi tansiyonları düşmez ve kanlarında potasyum eksikliği görülür.
Evet, hem de inanılmaz bir hızla geçer. Kramp ve felç hissinin sebebi kasların yorulması değil, kandaki potasyum mineralinin idrarla dışarı atılarak sıfırlanmasıdır. Batıkent Medical Park'ta kitle ameliyatla alındığında veya özel ilaçlarla hormon bloke edildiğinde, potasyum seviyesi saatler içinde normale döner ve tüm kas/kramp şikayetleri bıçak gibi kesilir.
Eğer hastalığınız tek bir böbrek üstü bezindeki bir kitleden (Adenomdan) kaynaklanıyorsa ve bu bez kapalı ameliyatla alınırsa, hastaların çok büyük bir kısmı (%60-70) tansiyon ilaçlarını tamamen bırakır ve tamamen iyileşir. Geriye kalan grupta ise (özellikle hastalık yıllarca geç teşhis edilmişse ve damarlarda kalıcı sertleşme olmuşsa) tansiyon ilacı sayısı dörtten bire düşer ve hastalık çok kolay yönetilebilir hale gelir.
Eğer hiperaldosteronizm (hormon yüksekliği) tek bir kitle yüzünden değil de, her iki böbrek üstü bezinin aynı anda büyümesiyle (İki Taraflı Hiperplazi) oluşmuşsa, cerrahi müdahale (ameliyat) yapılmaz. Çünkü iki bezi birden almak hastayı ömür boyu başka hormon eksiklikleriyle (Addison) baş başa bırakır. Bu durumda ameliyat yerine, aldosteron hormonunun etkisini doğrudan kilitleyen özel ilaçlar (Spironolakton vb.) kullanılarak hastalık ömür boyu güvenle kontrol altında tutulur.
AVS işlemi bir ameliyat değildir, ileri düzey bir anjiyografi yöntemidir. Kasıktan ince bir kateterle girilerek her iki böbrek üstü bezinin damarlarının tam ağzından kan örneği alınır. Sadece konusunda çok uzmanlaşmış girişimsel radyologlar tarafından yapılır. Son derece güvenlidir ancak çok hassas bir tecrübe gerektirir. Hangi bezin suçlu olduğunu %100 netlikle kanıtlayan tıbbın altın standardıdır.