Yataktan kalkacak gücü bulamıyor, sürekli tansiyon düşüklüğü (bayılma hissi) yaşıyor, tuza aşırı aşeriyor ve cildinizin güneşe çıkmadığınız halde giderek karardığını mı fark ediyorsunuz? Vücudunuzun hayatta kalma hormonlarının (kortizol ve aldosteron) sıfırlandığı Addison Hastalığı gerçeğiyle tanışın. Ankara Batıkent Medical Park kliniğimizdeki hayat kurtaran tıbbi algoritmalarımızın nasıl tersine çevirdiğimizi adım adım keşfedin.
İnsan bedeni, stresle, açlıkla, enfeksiyonlarla ve yerçekimiyle mücadele edebilmek için her saniye böbrek üstü bezlerinden (sürrenal bezlerden) iki hayati hormon salgılar: Kortizol (kan şekerini ve enerjiyi ayarlar) ve Aldosteron (kan basıncını ve tuz dengesini korur). Bu iki hormon olmadan insan bedeni hayatta kalamaz. Addison Hastalığı (Primer Adrenal Yetmezlik), böbrek üstü bezlerinin dış kabuğunun (kortex) %90'ından fazlasının geri dönüşümsüz olarak tahrip olması ve bu iki hayati hormonun üretiminin tamamen durmasıdır. Sistem kelimenin tam anlamıyla enerjisiz kalarak çöker.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetiminde, Addison hastalığını basit bir "yorgunluk" tablosu olarak değil; hücrelerin enerji üretemediği, tansiyonun ayarlanamadığı ve hastanın her an ölümcül bir komaya (Adrenal Kriz) girebileceği Acil Bir Metabolik İflas olarak ele alıyor ve teşhis algoritmalarımızı buna göre işletiyoruz.
Peki, böbrek üstü bezleri neden aniden çalışmayı bırakır? Tıpkı Haşimato hastalığında tiroidin vurulması gibi, Addison hastalığının da %80 oranla en büyük sebebi Otoimmünite, yani bağışıklık sisteminin bir kodlama hatası yaparak kendi böbrek üstü bezlerine saldırmasıdır. Vücut kendi savunma hücreleri (antikorlar) ile o hayati fabrikayı hücresel düzeyde eritir. Bunun dışında ağır enfeksiyonlar veya genetik enzim eksiklikleri de bu fabrikanın şalterini indirebilir.
Kortizol ve aldosteron eksikliği vücutta o kadar derin boşluklar yaratır ki, hastalık aylar içinde yavaş yavaş hastayı yatağa hapseder. Bedenin verdiği bu imdat sinyalleri son derece karakteristiktir:
Hastalar sabahları uyanamaz, kahvaltı yapacak mecali dahi bulamazlar. Mide bulantısı ve iştahsızlık başlar. Kortizol olmadığı için kan şekeri sürekli diplerde gezer (Hipoglisemi) ve hasta aylar içinde istemsizce 10-15 kilo kaybederek adeta erir.
Aldosteron sıfırlandığı için böbrekler vücuttaki tüm tuzu dışarı atar. Kan hacmi düşer, tansiyon 8/5'lere iner. Hasta ayağa kalktığında gözü kararır, başı döner ve sık sık bayılma tehlikesi yaşar. Turşu veya tuzlu gıdalara aşerme inanılmaz boyutlara ulaşır.
Addison hastalığının en benzersiz imzasıdır. Kortizol üretilemeyince beyin sürekli ACTH pompalar. Bu da cilde renk veren hücreleri aşırı uyarır. Güneşe çıkmamasına rağmen özellikle diş etlerinde, yara izlerinde ve avuç içi çizgilerinde yoğun bronzlaşmalar oluşur.
Addison şüphesi olan hasta bizim için acil ve kritik bir vakadır. Yanlış müdahale hastayı komaya sokabilir. Teşhis adımlarımız:
Addison hastaları hayatları boyunca bu hormon ilaçlarını kullanmak zorundadırlar. Grip olduklarında, diş çektirdiklerinde, ağır bir stres yaşadıklarında veya kaza geçirdiklerinde, normal bir insanın vücudu anında kortizol fırlatarak bedeni korur. Ancak Addison hastasının bedeni bunu yapamaz.
Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki klinik takibimizde hastalarımıza öğrettiğimiz en kritik kural şudur: Stres anında veya ateşli bir hastalıkta ilacınızın dozunu derhal doktorunuzun belirlediği şekilde artırmalısınız. İlaç unutulur veya alınmazsa, hasta saatler içinde tansiyonun sıfırlandığı, bilincin kapandığı ve ölümcül olan Adrenal Kriz tablosuna girer.
Addison hastalığını tespit edip kortizolü yerine koyduğumuz gün, mucizevi bir uyanış başlar. Hasta yıllardır hissetmediği bir enerjiyle ayağa kalkar, tansiyonu düzelir ve iştahı açılır. Ancak yıllarca süren bu hastalık bedende ağır bir enkaz bırakmıştır. Kaslar erimiş, sindirim sistemi bozulmuş ve derin bir tükenmişlik psikolojisi yerleşmiştir. Dahası, dışarıdan alınan hormon ilaçları doğru yönetilmezse, hasta aniden ödem tutarak aşırı ve sağlıksız kilo alma (obezite) riskiyle karşı karşıya kalır.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde tıbbi güvenliğinizi sağlayıp eksik hormonları yerine koyduktan sonra, bedeninizi yeniden inşa etmek için tıbbi beslenme (medikal diyet) protokolleri devreye sokulur. Dışarıdan aldığınız steroitlerin vücudunuzda yağlanma yapmasını engellemek için doğru protein-karbonhidrat dengesi kurulur. Amacımız, sadece ilaç yazıp göndermek değil; sizi hastalığa yakalanmadan önceki o en sağlıklı, en enerjik halinize geri döndürmektir.
Addison Hastalığı, doğru ellerde yönetildiğinde yaşam sürenizi veya kalitenizi bir gün bile kısaltmayan bir durumdur. Siz sadece vücudunuzun üretemediği yakıtı dışarıdan doğru dozlarda alarak hayatınıza kaldığınız yerden, en yüksek enerjiyle devam edeceksiniz. Sürekli devam eden yorgunluğunuzun, düşen tansiyonunuzun ve kararan cildinizin altındaki bu biyolojik gerçeği deşifre etmek, Synacthen testlerinizi güvenle yaptırmak ve hayat kalitenizi geri kazanmak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. Gücünüzü geri almanın tam zamanı.
""Addison hastalığı teşhisi koyduğum hastalarım polikliniğime genellikle aylarca süren teşhissizlikten bitkin düşmüş, ayakta duracak mecali kalmamış ve hızla kilo vermiş bir halde, çoğu zaman tekerlekli sandalyeyle dahi getirilebilirler. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki endokrinoloji pratiğimizin en mucizevi anlarından biri, o tükenmiş bedene eksik olan kortizolü verdiğimiz anki uyanıştır. Hasta günler içinde yeniden hayata döner. Ancak bir endokrinolog olarak asıl görevim sadece ilacı yazmak değil; hastama kendi bedeninin hız kontrolünü, hastalık veya stres anlarında ilacını nasıl artıracağını ve olası bir adrenal krizden nasıl korunacağını bir yaşam felsefesi olarak öğretmektir. Doğru eğitimle, Addison bir hastalık değil, sadece yönetilmesi gereken yeni bir yaşam tarzıdır.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Kesinlikle hayır. "Adrenal Yorgunluk", stresli bir yaşam tarzı nedeniyle hastaların yorgun hissettiği ancak tıbbi olarak kanıtlanmamış, alternatif tıbbın kullandığı bir terimdir, hormon testleri normal çıkar. "Addison Hastalığı" ise böbrek üstü bezinin hücresel olarak %90 oranında eridiği, hayati hormonların sıfırlandığı, hastayı komaya sokabilen ve tahlillerde net olarak kanıtlanan çok ağır, gerçek bir tıbbi ve endokrinolojik hastalıktır.
Evet, geçer. Addison hastalarında cildin ve diş etlerinin kahverengiye dönmesinin sebebi, kortizol eksikliği nedeniyle beynin çıldırmış gibi ACTH hormonu üretmesidir. Bu ACTH, cilde renk veren melanin hücrelerini uyarır. Hasta dışarıdan ilaç olarak kortizol almaya başladığında beyin sakinleşir, ACTH seviyesi düşer ve cildin rengi aylar içinde yavaş yavaş kendi orijinal, normal rengine geri döner.
Addison hastalığında böbrek üstü bezleri geri dönüşümsüz olarak tahrip olduğu için, bu dokular bir daha kendi kendine hormon üretemez. Bu nedenle hastalık "tamamen iyileşen" bir enfeksiyon gibi değildir. Hastalar, vücudun yakıtı olan kortizol (Hidrokortizon) ve aldosteron (Fludrokortizon) haplarını, eksik olanı yerine koymak amacıyla "ömür boyu" ve her gün düzenli olarak kullanmak zorundadır. Doğru kullanıldığında sağlıklı bir insandan farksız yaşanır.
Bu çok sık sorulan ve korkulan bir sorudur. Addison tedavisinde verilen kortizon (Hidrokortizon vb.), astım veya romatizma hastalarına verilen yüksek doz "baskılayıcı" steroitler gibi değildir. Bizim verdiğimiz doz, sağlıklı bir insanın günlük üretmesi gereken normal, fizyolojik dozun birebir aynısıdır (Replesman dozu). Dolayısıyla, doktorunuzun ayarladığı doğru dozu kullandığınız ve beslenmenize dikkat ettiğiniz sürece asla aşırı kilo, aydede yüzü veya çatlaklar (Cushing belirtileri) yaşamazsınız.
Adrenal kriz, vücudun strese yanıt verememesidir. Grip, diş çekimi, ameliyat, kaza, aşırı sıcak veya ağır bir ishal/kusma durumunda sağlıklı vücut kortizolünü 3 katına çıkarır. Sizin beziniz çalışmadığı için, böyle "stresli hastalık" günlerinde, endokrinoloji doktorunuzun size önceden öğrettiği şekilde evdeki kortizon hapınızın dozunu derhal 2 veya 3 katına çıkarmalısınız. Kusma nedeniyle hapı yutamıyorsanız, hemen acil servise gidip durumu anlatmalı ve damardan (iğne ile) kortizon almalısınız.
Hastanemize tükenmişlik şikayetiyle başvurduğunuzda, rutin kan tahlillerinin yanı sıra detaylı elektrolit haritanız ve bazal kortizolünüz bizzat Uzm. Dr. Şahin Doğanay tarafından değerlendirilir. Şüphe durumunda ünitemizde altın standart olan Synacthen (uyarı) testi yapılarak teşhis kesinleştirilir. Sizin metabolik haritanıza, boyunuza ve kilonuza milimetrik olarak uygun kortizol ve aldosteron dozlarınız hesaplanarak "Böbrek Üstü Bezi Krizi" eğitiminiz verilir ve güvenli hayata adım atmanız sağlanır.