Açıklanamayan ve diyetle durdurulamayan ani kilo artışı, yüzünüzde oluşan yuvarlaklaşma (aydede yüzü), ensede yağ birikimi, karın bölgesindeki devasa mor çatlaklar ve tükenmişlik hissi... Vücudunuzun kendi kendini "stres hormonu (kortizol)" ile zehirlediği Cushing Sendromu gerçeğiyle yüzleşin. Ankara Batıkent Medical Park'ın dedektiflik gerektiren endokrinoloji algoritmaları öğrenin.
Kortizol, böbrek üstü bezlerimiz (sürrenal bezler) tarafından üretilen ve insanlığın varoluşundan bu yana bizi tehlikelere karşı koruyan temel bir "hayatta kalma" ve stres hormonudur. Sabah uyanmamızı sağlar, kan şekerimizi dengeler ve tehlike anında savaşmamız için bize enerji verir. Ancak bu mucizevi hormon, vücutta kandan hiç silinmeyecek şekilde, 7/24 devasa miktarlarda salgılanmaya başlarsa, kelimenin tam anlamıyla hücreleri eriten bir aside dönüşür. Tıp dünyasında vücudun uzun süre, kontrolsüz bir şekilde yüksek kortizole maruz kalması tablosuna Cushing Sendromu diyoruz.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, Cushing Sendromu'nu sadece bir "kilo alma problemi" olarak değil, baştan aşağı tüm sistemleri çökerten, bağışıklığı sıfırlayan, kemikleri eriten ve bedeni içten içe tüketen devasa bir hiper-metabolik yıkım olarak ele alıyoruz.
Kanda kortizolün bu kadar yüksek olmasının altında yatan kaynak, tedavinin de rotasını belirler. Dışarıdan Alınan (Ekzojen) Kortizon: Astım veya romatizma gibi hastalıklar için uzun süre yüksek dozda kortizonlu ilaçlar kullanmak en sık nedendir. Hipofiz Adenomları (Cushing Hastalığı): Beyindeki hipofiz bezinde oluşan minik, iyi huylu bir tümörün, böbrek üstü bezine sürekli 'kortizol üret' emri vermesi tablosudur. Sürrenal Adenomlar: Böbrek üstü bezinin bizzat kendi içinde oluşan bir kitlenin, beynin komutunu dinlemeden bağımsız olarak kortizol pompalamaya başlamasıdır.
Kortizolün bedendeki en büyük marifeti, kan şekerini yüksek tutmak için vücuttaki proteinleri (kasları) ve kolajenleri yıkıp onları yağa çevirmesidir. Bu yıkım, hastanın bedeninde çok spesifik, dışarıdan dahi hemen tanınabilen alarmlar çaldırır:
Kortizol yağı kollar ve bacaklardan alıp gövdeye toplar. Kollar incecik kalırken, karın bölgesi devasa şekilde yağlanır. Yüzde su ve yağ tutulumu nedeniyle tam bir yuvarlaklaşma (Aydede Yüzü), ensede ise kalın bir yağ yastıkçığı (buffalo hörgücü) birikir.
Kolajen üretimi tamamen durduğu için cilt kağıt gibi incelir. Hızlı kilo artışıyla birlikte esnekliğini kaybeden karın, kalça ve koltuk altı derisinde, derin, kanamalı gibi duran mor ve kırmızı renkli dev çatlaklar (Stria) oluşur.
Uyluk kasları o kadar erir ki hasta merdiven çıkamaz (Miyopati). Kan şekeri fırlar, diyabet başlar. Yüksek kortizol beyin kimyasını bozarak ağır depresyon, panik atak ve duygusal patlamalar yaratır.
Cushing teşhisi koymak basit bir kan tahliliyle olmaz. Tıbbın en gelişmiş baskılama ve tarama protokollerini uygularız.
Cushing Sendromu'nu ameliyatla yendiğimiz gün, aslında zorlu bir iyileşme sürecinin sadece ilk günüdür. Yıllarca kortizol zehirlenmesine maruz kalan vücut; kaslarını kaybetmiş, kemik erimesi (osteoporoz) yaşamış, inatçı kilolar almış ve ağır insülin direnci geliştirmiştir. Tümörü uzaklaştırdığımız anda hasta aniden büyük bir halsizlik boşluğuna düşebilir.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde tıbbi güvenliğinizi sağlayıp tümörünüzü uzaklaştırdıktan sonra, bu ağır bedensel enkazı ortadan kaldırmak için bütüncül bir rehabilitasyon süreci başlatılır. Kortizolün çaldığı o güçlü kas dokularını yeniden inşa etmek, merkezi yağlanmadan kurtulmak ve gizli diyabeti silmek için uzman diyetisyenler eşliğinde anti-inflamatuar ve protein ağırlıklı bir tıbbi beslenme mimarisi kurulur. Endokrinolojinin temel amacı, sizi sadece hastalıktan kurtarmak değil, hastalığa yakalanmadan önceki o en sağlıklı ve güçlü versiyonunuza geri döndürmektir.
Açıklanamayan kilolar, değişen yüz hatları ve eriyen kaslar sizin iradesizliğinizin değil, ağır bir endokrin krizinin sonucudur. Cushing Sendromu korkutucu ve yıkıcı bir tablo olsa da, modern tıbbın elinde sebebi bulunduğunda tamamen tedavi edilebilen, geri döndürülebilir bir hastalıktır. Bedeninizdeki bu sessiz sabotajı durdurmak ve hormon haritanızı deşifre etmek için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. Bu fırtınayı birlikte dindirelim.
""Cushing Sendromu hastaları polikliniğime genellikle yıllarca 'Çok yiyorsun ondan kilo alıyorsun' denilerek suçlanmış, diyet ve spor yapmalarına rağmen bedenlerindeki o şekil bozukluğunu, karınlarındaki mor çatlakları ve eriyen kaslarını durduramamış derin bir çaresizlikle gelirler. Oysa sorun hastanın iradesi değil, vücudunu içten içe yıkan bir kortizol şelalesidir. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki endokrinoloji yaklaşımımızda en büyük adım, hastaya bu değişimin onun suçu olmadığını kanıtlamak ve beynin veya böbrek üstü bezinin içindeki o minik kaçak hormon fabrikasını tıbbi bir dedektiflikle bulmaktır. O fazla kortizol musluğunu kapattığımızda, hastanın yüzündeki o aydede şişliğinin inip gerçek çehresine ve sağlığına kavuştuğunu görmek, mesleğimizin en büyük ödülüdür.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)İki terim birbirine çok karıştırılır. "Cushing Sendromu", kanda kortizol seviyesinin yüksek olması durumunun genel adıdır. Sebep dışarıdan alınan ilaçlar, böbrek üstü bezi tümörleri veya başka organlardaki kaçak üretimler olabilir. "Cushing Hastalığı" ise çok spesifik bir tanımlamadır; kortizol yüksekliğinin sebebinin BEYİNDEKİ hipofiz bezinde bulunan ufak bir tümör (adenom) olduğu durumlara sadece "Cushing Hastalığı" denir.
Evet, hatta toplumda görülen en yaygın (Ekzojen) Cushing nedenidir. Astım, romatoid artrit, ağır cilt alerjileri veya bazı bağışıklık sistemi hastalıkları nedeniyle doktor kontrolünde veya bilinçsizce aylarca/yıllarca kullanılan yüksek doz kortizon hapları veya iğneleri, vücutta tıpkı içten üretilmiş gibi Cushing belirtilerine (kilo, aydede yüzü, çatlaklar) neden olur. İlaçlar doktor kontrolünde azaltılarak kesildiğinde bu durum yavaş yavaş düzelir.
Ameliyat veya tedavi ile kortizol fırtınası dindirildikten sonra, yüzünüzdeki yuvarlaklık, ödem (Aydede yüzü) ve ensenizdeki yağ birikimi aylar içinde eriyerek tamamen eski normal halinize dönersiniz. Ancak cildinizde oluşan o geniş, derin mor çatlaklar (strialar) yapısal kolajen yırtılmaları olduğu için renkleri açılarak beyaza döner ve silikleşir, fakat estetik müdahaleler (lazer/radyofrekans) olmadan deriden tamamen %100 silinmeyebilirler.
Buna "Proksimal Miyopati" diyoruz. Kortizol hormonu, kandaki şekeri yüksek tutabilmek için vücuttaki kas dokularını parçalayıp onları şekere (glukoza) dönüştürür. Bu yıkım en çok omuz, kalça ve uyluk kaslarını vurur. Hastalar sandalyeden veya alaturka tuvaletten kalkarken bir yere tutunmak zorunda kalır, merdiven çıkarken dizlerinin bağı çözülür.
Kesinlikle hayır. Gün içinde hepimizin kortizol seviyesi stres anında veya sabah uyandığımızda yükselebilir. Bu dalgalanmalar nedeniyle tek bir sabah kanı alarak Cushing teşhisi konulmaz. Teşhis için mutlaka 24 saatlik idrar biriktirilerek kortizol miktarına bakılması, gece yarısı tükürük testi yapılması veya gece hastaya hap yutturularak sabah kortizolün baskılanıp baskılanmadığının (Deksametazon testi) izlenmesi gerekir. Bu tam bir klinik dedektiflik sürecidir.
Cushing vakalarının çok büyük bir çoğunluğu iyi huylu (selim) hipofiz veya böbrek üstü bezi adenomlarından kaynaklanır, yani kanser değildir. Ancak tedavi edilmezse ve kanda kortizol yıllarca çok yüksek kalırsa; hastada gelişecek olan şiddetli diyabet (şeker), dirençli hipertansiyon, ağır kemik erimesi ve bağışıklık çöküşüne bağlı enfeksiyonlar hastanın hayatını ciddi şekilde tehdit edebilir. Tedavi edildiğinde ise hayat beklentisi normale döner.
Hayır. Gündelik iş stresi, boşanma, maddi kayıplar veya ağır depresyon gibi durumlar kanda geçici olarak kortizolü yükseltebilir. Buna tıp dilinde "Psödo-Cushing" (Yalancı Cushing) denir. Gerçek Cushing Sendromundaki gibi hastayı obez yapan, kaslarını eriten ve ciltte mor çatlaklar oluşturan devasa ve hiç düşmeyen kortizol yüksekliği, sadece fiziksel tümörlerden veya dışarıdan alınan ilaçlardan kaynaklanır.
Hastanemize başvurduğunuzda, öncelikle görünümünüz ve şikayetleriniz detaylı bir klinik muayeneden geçer. Ardından uluslararası standartlardaki tarama testleriniz (baskılama testleri ve 24 saatlik idrar analizleri) başlatılır. Kitle tespit edildiğinde, hastanemizin ileri teknoloji MR/Tomografi ünitelerinde kitlenin tam konumu belirlenir ve deneyimli cerrahi ekiplerimizle kapalı yöntemlerle ameliyatınız planlanarak hastalık kökünden çözülür.