Kan tahlilinizde "PTH (Parathormon)" değeriniz sürekli yüksek mi çıkıyor? Kemik erimesi (osteoporoz) teşhisi aldınız, böbrek taşlarından kurtulamıyor ve derin bir yorgunluk mu hissediyorsunuz? Boynunuzdaki tiroid bezinin arkasına saklanmış pirinç tanesi büyüklüğündeki paratiroid bezlerinin kontrolden çıkarak kemiklerinizi boşalttığı Hiperparatiroidizm gerçeğiyle yüzleşin. Ankara Batıkent Medical Park kliniğimizdeki dedektiflik düzeyindeki "Nokta Atışı Tümör Tarama" algoritmalarımız ile iskeletinizi bu amansız hırsızdan nasıl kurtardığımızı adım adım keşfedin.
Boynunuzda, adem elmasının hemen altında yer alan tiroid bezinin arkasında, boyutları bir mercimek tanesini geçmeyen 4 adet Paratiroid Bezi bulunur. Bu bezler vücudunuzun kalsiyum termostatıdır ve Parathormon (PTH) üretirler. Eğer bu bezlerden biri veya birkaçı kontrolsüzce büyüyüp kana gereğinden fazla PTH salgılamaya başlarsa, bu duruma Hiperparatiroidizm denir. Aşırı salgılanan bu hormon, kana kalsiyum sağlamak için sizin kendi sağlıklı kemiklerinizi bir "maden" gibi kullanarak onları eritmeye başlar.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, kanda PTH yüksekliğini sıradan bir tahlil sonucu olarak değil; iskeletinizi zayıflatan, böbreklerinizi taşa çeviren ve acil durdurulması gereken Hücresel Bir Hırsızlık Vakası olarak ele alıyor ve ileri düzey tarama algoritmalarımızı devreye sokuyoruz.
Tıpta PTH yüksekliğinin iki ana sebebi vardır ve tedavileri tamamen zıttır. Primer (Birincil) Hiperparatiroidizm, bezin kendisinde bir tümör (adenom) çıkmasıdır; kanda hem PTH hem de kalsiyum çok yüksektir, kesin tedavisi cerrahidir. Sekonder (İkincil) Hiperparatiroidizm ise bezin sağlıklı olduğu, ancak vücutta ağır bir D Vitamini eksikliği veya böbrek yetmezliği olduğu için bezin vücudu kurtarmak adına çırpınarak büyümesidir. Bu durumda ameliyat yapılmaz, sadece metabolik eksiklikler tamamlanır.
Sürekli yüksek seyreden Parathormon, kemiklerden kalsiyumu kana çektikçe vücudun üç ana sisteminde ağır tahribat yaratır:
Hormon, kemiklerin içini bir matkap gibi oyar. Özellikle ön kol, kalça ve omurga kemikleri sünger gibi boşalır. Erken yaşta şiddetli Osteoporoz başlar. Hastalar geçmeyen bel ağrıları yaşar ve kemikleri kolayca kırılabilir.
Kemikten kana geçen o devasa miktardaki kalsiyumu vücuttan atmak böbreklere düşer. İdrara geçen kalsiyum birikerek taşlaşır. Hiperparatiroidi hastaları sürekli, tekrarlayan ve böbrek iflasına kadar gidebilen kalsiyum taşları düşürürler.
Kandaki yüksek kalsiyum sinir sistemini uyuşturur. Derin bir yorgunluk, odaklanma sorunu, beyin sisi ve klinik depresyon gelişir. Bağırsak kasları yavaşladığı için ilaçlara yanıt vermeyen, inanılmaz derecede inatçı bir kabızlık yaşanır.
Boyundaki o milimetrik kusurlu bezi bulmak bir nükleer tıp ve uzmanlık sanatıdır:
Endokrinoloji ve cerrahi konseyi olarak o tümörlü bezi vücudunuzdan aldığımızda kalsiyum zehirlenmeniz anında biter. Ancak bu defa vücudunuz "Aç Kemik Sendromu" denen bir evreye girer. Yıllardır kalsiyumu sömürülen o aç kemikler, kanda buldukları tüm kalsiyumu bir sünger gibi içlerine çekmeye başlarlar. Bu süreçte kemik erimesi (osteoporoz) tablosunu kendi haline bırakırsanız kırık riskiniz devam eder.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde sizi hastalıktan kurtardıktan sonra, iskeletinizi yeniden inşa etmek için bütüncül bir rehabilitasyon süreci başlatıyoruz. Aç kemiklerinizi doyuracak yüksek kalsiyum ve D vitamini dengeli tıbbi beslenme (medikal diyet) protokolleri uzman diyetisyenlerimizce planlanır. Ameliyat sonrası 'kemiklerim zayıf' diyerek hareketsiz kalmak, iyileşme sürecini durduran en büyük hatadır. Sizi acilen spora ve harekete davet ediyoruz; kalsiyumun kemik dokusuna mühürlenmesi için kemiklerin "mekanik baskıya" ihtiyacı vardır. Uzman fizyoterapistler eşliğinde uygulanan ağırlık ve direnç antrenmanları, iskeletinizi yeniden demir gibi sağlamlaştırır. Tümörün yarattığı o uzun süreli depresif sis ise klinik psikologlarımızın desteğiyle dağılır. Amacımız sizi sadece ameliyat olmuş bir hasta olarak bırakmak değil; zımba gibi sağlam kemiklere, aktif ve sporla barışık bir hayata döndürmektir.
Tekrarlayan böbrek taşları, genç yaşta başlayan kemik erimesi veya kronik depresyon çoğunlukla bir şanssızlık değil, boynunuzda sessizce büyüyen milimetrik bir paratiroid tümörünün ayak sesleridir. PTH ve kalsiyum haritanızı çıkarmak, sintigrafi ile o sorunlu bezi tespit etmek ve kesin çözüme kavuşmak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. Kemiklerinizdeki yıkımı bugün durdurun.
"Hiperparatiroidizm, tiroidle karıştırılsa da aslında bir kemik hırsızlığıdır. Medical Park Batıkent’teki uzmanlığımızla, o sinsi tümörü saniyeler içinde vücuttan söküp atıyoruz. Ancak ameliyat sadece başlangıçtır. Kemiği yeniden çelik gibi yapmanın tek yolu, onu hareketle uyarmaktır. Cerrahimiz hırsızı yakalar, medikal egzersiz vizyonumuz ise o boşalan iskeleti yeniden inşa eder. Korkuyu bırakıp hareket etmeye başladığınız an, gerçek iyileşme başlar."
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Kesinlikle hayır. Tek ortak yanları boyunda bulunmalarıdır. Tiroid bezi (T3, T4 hormonları) metabolizmayı ayarlar. Paratiroid bezleri ise tiroidin arkasına yapışık halde duran, kalsiyumu ayarlayan tamamen bağımsız 4 ayrı bezdir. Hastalığınız guatr veya haşimato değildir, kalsiyum metabolizması bozukluğudur.
Bu duruma "Sekonder (İkincil) Hiperparatiroidizm" denir ve ameliyat KESİNLİKLE YAPILMAZ. Eğer vücudunuzda ağır bir D vitamini eksikliği varsa, bağırsaklar kalsiyum ememez. Paratiroid bezleri vücudu kurtarmak için mecburen çok çalışır ve PTH'ı yükseltir. Burada bez hastalıklı değildir, sadece çok mesai yapıyordur. D vitamini iğneleriyle eksiklik tamamlandığında PTH kendiliğinden düşer.
Genellikle evet. Eğer kanda hem PTH hem de kalsiyum yüksekse, içeride bağımsız çalışan iyi huylu bir tümör (Adenom) var demektir. Genç hastalarda (50 yaş altı), kemik erimesi başlayanlarda, böbrek taşı olanlarda veya kalsiyumu çok yükselenlerde altın standart ve kalıcı tek çözüm o bezin ameliyatla alınmasıdır.
Hayır. İnsanda 4 adet paratiroid bezi vardır. Genellikle bu bezlerin sadece 1 tanesi tümörleşip bozulur. Cerrah ameliyatta sadece o hastalıklı, çıldırmış olan 1 bezi alır. Geriye kalan sağlam 3 adet paratiroid bezi vücudunuzun kalsiyum dengesini ömür boyu kusursuz bir şekilde tek başlarına yönetmeye devam ederler.
Hayır, kanser taraması değildir. Paratiroid adenomları %99 oranında iyi huyludur. MIBI Sintigrafisi çekilmesinin tek amacı, o 4 adet minicik bezden "hangisinin" bozulduğunu bulmaktır. Damardan verilen radyoaktif madde sadece çok çalışan o tümörlü beze gidip parlar. Böylece cerrah ameliyatta boynu tamamen açmak yerine, doğrudan tümörün olduğu yere 2 cm'lik bir kesiyle girer.
Ameliyattan hemen sonra kalsiyum hırsızlığı durur. Vücut, "Aç Kemik Sendromu" ile kalsiyumu hızla kemiklere geri doldurmaya başlar. Eğer hasta ameliyat sonrası endokrinoloji takibini bırakmaz, doğru D vitamini, magnezyum ve kalsiyum takviyelerini kullanır ve ağırlık egzersizleri yaparsa, osteoporoz tablosu aylar/yıllar içinde ciddi şekilde geriye döner ve kemikler sağlamlaşır.