Sürekli tekrarlayan böbrek taşları mı düşürüyorsunuz? Geçmeyen kemik/eklem ağrıları, şiddetli kabızlık, açıklanamayan bir "beyin sisi" ve ağır bir depresyon hali mi yaşıyorsunuz? Kanınızdaki kalsiyum seviyesinin tehlikeli boyutlara ulaşarak bedeninizi içten içe zehirlediği Hiperkalsemi (Kalsiyum Yüksekliği) gerçeğiyle tanışın. Boynunuzdaki minicik bir tümörün kemiklerinizi nasıl boşalttığını Ankara Batıkent Medical Park kliniğimizdeki dedektiflik düzeyindeki tarama algoritmalarımızla nasıl deşifre ettiğimizi ve bedeninizi o ağır yükten nasıl kurtardığımızı adım adım keşfedin.
Kalsiyum, kemiklerimizde depolanan ve bizi ayakta tutan en temel yapıtaşıdır. Ancak kalsiyumun yeri kemiklerin içidir; kanda sadece çok dar ve belirli bir aralıkta (genellikle 8.5 - 10.5 mg/dL) dolaşmalıdır. Kanınızdaki kalsiyum seviyesi bu güvenli sınırın üzerine çıktığında (Hiperkalsemi), hayat veren bu mineral aniden vücudunuzu sabote eden bir "hücresel zehre" dönüşür. Kanınız adeta kireçlenmeye başlar; sinir sisteminizin iletimi yavaşlar, kalbinizin kasılma gücü değişir ve böbrekleriniz bu aşırı yükü filtrelemeye çalışırken iflasın eşiğine gelir.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, kalsiyum yüksekliğini basit bir tahlil anormalliği olarak değil; kemikleri eriten, psikolojiyi çökerten ve kalbi durdurma potansiyeli olan Sinsi Bir Sistemik Tehdit olarak ele alıyor ve kök nedeni bulmak için dedektiflik algoritmalarımızı işletiyoruz.
Polikliniğe gelen hiperkalsemi vakalarının %90'ının altında Primer Hiperparatiroidi yatar. Yani boyundaki 4 adet paratiroid bezinden birinde oluşan iyi huylu bir tümörün (adenomun) durmadan kemiklerdeki kalsiyumu kana çekmesidir. Ancak geri kalan %10'luk kısım bizim için kırmızı alarmdır; çünkü bazı kanser türleri (akciğer, meme, multipl miyelom) ve bilinçsizce kullanılan aşırı yüksek doz D Vitamini damlaları da kalsiyumu ölümcül seviyelere fırlatabilir.
İngiliz tıp literatüründe bu hastalığın belirtileri akılda kalması için "Stones, Bones, Groans and Psychiatric Overtones (Taşlar, Kemikler, İnim İnim İnlemeler ve Psikiyatrik Çöküş)" olarak özetlenir. Kan kalsiyumu yükseldiğinde vücut şu 3 cepheden vurulur:
Böbrekler kanda gezen o aşırı kireci süzmeye çalışırken kalsiyum böbrek kanallarında kristalleşir ve sürekli Böbrek Taşı oluşur. Sindirim sistemi felç olur; mide asidi artar (ülser/mide ağrıları) ve kalsiyum bağırsak hareketlerini durdurduğu için ilaçlara direnen çok şiddetli bir kabızlık başlar.
Kanda yükselen kalsiyum uzaydan gelmemiştir; hormon tarafından sizin kendi kemiklerinizden çalınmıştır. Kemiklerin içi yavaş yavaş boşalır. Bacaklarda, sırtta geçmeyen sızılar, ağır eklem ağrıları ve en ufak bir düşmede kemik kırılmaları (patolojik kırıklar) yaşanır.
Kalsiyum zehirlenmesi beyin fonksiyonlarını yavaşlatır. Hasta algıda zorluk çeker, kelimeleri unutur (Beyin Sisi). Sürekli bir uyku hali, hayattan zevk alamama ve ağır, dirençli bir klinik depresyon tablosu içine hapsolur.
Kanınızda kalsiyum yüksek bulunduğunda panik yapmıyoruz, derhal tıbbi dedektifliğe başlıyoruz. Teşhis ve müdahale haritamız:
Endokrinoloji ve cerrahi konseyi olarak o sorunlu bezi vücudunuzdan çıkardığımız an, kalsiyum seviyeniz saatler içinde normale döner. Beyninizdeki o ağır sis dağılır, ertesi gün dünyaya çok daha berrak ve enerjik bakarsınız. Ancak geride ödenmesi gereken bir borç kalmıştır: Aylar boyunca içinizdeki o tümörün ("hırsızın") kemiklerinizden çaldığı ve iskeletinizi zayıflattığı o kalsiyum depoları! Üstelik ameliyat sonrası "Aç Kemik Sendromu" dediğimiz, kemiklerin hızla kalsiyumu geri emmeye çalışarak geçici hipokalsemi yarattığı o kritik süreci kusursuz yönetmek şarttır.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde sizi bu toksik zehirlenmeden kurtardıktan sonra, iskeletinizi yeniden inşa etmek ve yorulmuş böbreklerinizi arındırmak için bütüncül bir rehabilitasyon başlatıyoruz. Boşalan kemik depolarınızı güvenle dolduracak D vitamini ve mineral ağırlıklı tıbbi beslenme (medikal diyet) protokolleriniz, uzman diyetisyenlerimiz tarafından böbreklerinizi yormadan planlanır. Hastalık dönemindeki "kemiklerim ağrıyor, kırılabilir" korkusuyla hareketten uzaklaşmak, ameliyat sonrasında kemik yoğunluğunun artmasını engelleyen en büyük hatadır. Sizi acilen güvenli bir şekilde harekete geçmeye davet ediyoruz; zayıflamış kemik yoğunluğunuzu, uzman fizyoterapistler eşliğinde uygulanan mekanik direnç ve "kemik yükleme" egzersizleriyle yeniden demir gibi sağlamlaştırırız. Uzun süren hiperkalseminin ruhunuzda bıraktığı o "depresyon ve tükenmişlik" enkazı ise klinik psikologlarımızın yenilenme seanslarıyla tamamen temizlenir. Bizim amacımız ameliyattan çıkmış kırılgan bir iskelet bırakmak değil; ağrısız, güçlü, aktif ve enerjisi yerine gelmiş bir beden inşa etmektir.
Sürekli üroloji, psikiyatri ve ortopedi kapılarında ayrı ayrı çözüm aradığınız o yorucu şikayetler, genellikle beyninizi ve bedeninizi sabote eden tek bir küçük endokrinolojik kusurdan kaynaklanır. Hiperkalsemi, çoklu organ iflası yaratmadan önce mutlaka deşifre edilmelidir. Geçmeyen böbrek taşlarınızın, inatçı kemik sızılarınızın ve içinizi kemiren o ağır depresif yorgunluğun altındaki hiperkalsemi gerçeğini deşifre etmek, paratiroid taramanızı yaptırmak ve çalınan sağlığınızı geri almak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. O sisin kalkma vakti geldi.
"Hiperkalsemi (kalsiyum yüksekliği) nedeniyle polikliniğime başvuran hastalarım genellikle iki gruba ayrılır. Birinci grup, rutin kan testinde kalsiyumu tesadüfen yüksek çıkmış ama kendini yorgun hisseden hastalar; ikinci grup ise yıllardır böbrek taşı düşüren, antidepresan kullanan ama kimsenin 'Kalsiyumuna ve Parathormonuna bir bakalım' demediği, kemik ağrılarından tükenmiş vakalardır. Oysa her iki tablonun da arkasında, boynumuzdaki o minicik paratiroid bezlerinden birinde oluşan, 1 santimlik bir tümör (adenom) yatar. Medical Park Batıkent Hastanesi'nde bir endokrinolog olarak en çok sevdiğim teşhislerden biridir bu. Neden mi? Çünkü o ufacık kitleyi sintigrafi ile bulup cerrahi olarak boyundan aldığımız ertesi sabah, hasta gözlerini açar ve 'Hocam, aylardır beynimde olan o uyuşukluk, o karanlık sis tamamen dağıldı. Gözüm açıldı' der. Tek bir minik tümörü vücuttan çıkararak, bir insanın bozulan tüm iskeletini, taş üreten böbreklerini ve çöken psikolojisini tek hamlede iyileştirmek, endokrinolojinin en tatmin edici tıbbi dedektiflik başarılarından biridir."
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Hemen paniğe kapılmayın. Polikliniğe başvurarak ayaktan gelen hastalarda (rutin check-up'ta bulunan) kalsiyum yüksekliğinin yaklaşık %90'ının sebebi iyi huylu bir paratiroid tümörüdür (Primer Hiperparatiroidi). Ancak kalsiyumunuz çok ani ve inanılmaz derecede yüksek (13-14 mg/dL üzeri) çıkmışsa ve aşırı kilo kaybınız varsa, o zaman malignite (kanser) şüphesi detaylıca araştırılmalıdır.
Bu hastaların yaptığı en büyük hatadır. Hiperkalseminin sebebi sizin yediğiniz peynir veya içtiğiniz süt değildir; boynunuzdaki hormonun kemiklerinizden kana kalsiyum çekmesidir (eğer sebep paratiroid ise). Süt ürünlerini tamamen keserseniz, vücut kandaki açığı kapatmak için kemiklerinizi çok daha şiddetli eritmeye başlar. Diyetisyen/doktor onayı olmadan kalsiyumlu gıdaları tamamen diyetten ASLA çıkarmamalısınız.
Evet, hem de ölümcül seviyelere! Son yıllarda "D vitamini faydalıdır" modasıyla doktor kontrolü olmadan eczaneden alınan D vitamini damlalarının/ampullerinin su gibi içilmesi, "D Vitamini Zehirlenmesine (İntoksikasyon)" yol açmaktadır. D vitamini bağırsaklardan kalsiyum emilimini patlatır ve kanda şiddetli hiperkalsemi yaparak böbrekleri iflasa sürükleyebilir. Kan tahlili yapmadan asla D vitamini kullanmayın.
Çünkü kanınızda dolaşan o aşırı miktardaki kalsiyum, böbreklerden süzülüp idrara geçerken birikmeye başlar. İdrardaki kalsiyum yoğunluğu o kadar artar ki kristalleşir ve kalsiyum oksalat/kalsiyum fosfat taşlarına dönüşür. Paratiroid hastalığınız (hiperkalseminiz) tedavi edilmedikçe, böbrek taşını 10 kere de kırdırsanız 11. kez tekrar oluşacaktır. Asıl çözüm endokrinolojidedir.
Eğer sebep Primer Hiperparatiroidi ise (iyi huylu tümör), hastalığın "kesin ve kalıcı" tek tedavisi o tümörün ameliyatla alınmasıdır. İlaçlar (kalsimimetikler vb.) sadece ameliyat olamayacak kadar yaşlı/riskli hastalarda veya kalsiyumu kriz seviyesinden düşürmek için geçici olarak kullanılır; tümörü yok etmez, sadece hormonu geçici olarak baskılar.
Kliniğimize kalsiyum yüksekliği ile geldiğinizde öncelikle İyonize Kalsiyum, PTH ve Vitamin D panellerinizi çalışıyoruz. Primer Hiperparatiroidi şüphesinde anında MIBI Sintigrafisi ve Boyun Ultrasonunuzu planlıyoruz. Suçlu bez bulunduğunda, hastanemizin tecrübeli Cerrahi ekibiyle konsey yapıp ameliyatınızı (eğer kriterleri karşılıyorsanız) organize ediyoruz. Aşırı yüksek acil hiperkalsemilerde (kriz durumlarında) ise yatışınızı yapıp damardan yoğun hidrasyon ve gerekli medikal ajanlarla böbreklerinizi/beyninizi korumaya alıyoruz.