Adet göremiyor, su içseniz dahi kilo alıyor, sivilce ve tüylenme ile mücadele ediyor ve sürekli tatlı krizleri mi yaşıyorsunuz? Yıllarca sadece 'doğum kontrol hapı' verilerek geçiştirilen Polikistik Over Sendromu'nun (PCOS) aslında yumurtalık değil, devasa bir 'insülin direnci' ve sistemik bir metabolizma sorunu olduğunu; Ankara Batıkent Medical Park'taki dönüşümü keşfedin.
Kadın üreme sistemi ve metabolizması, beynin gönderdiği komutlarla yumurtalıkların ürettiği hormonların kusursuz bir dansı üzerine kuruludur. Ancak Polikistik Over Sendromu (PCOS) tablosunda bu dans bir kaosa dönüşür. İsmi "çoklu kist" anlamına gelse de, aslında yumurtalıklardaki o görüntüler birer kist (hastalık kesesi) değil, çatlayıp yumurtaya dönüşememiş, yarım kalmış, hapsolmuş yumurta folikülleridir. Vücut her ay yumurtlamaya çalışır ancak hormonal sistemdeki devasa bir blokaj nedeniyle bu işlem yarıda kalır ve o foliküller yumurtalığın etrafında inci tanesi gibi dizilir.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetiminde, PCOS'un sadece üreme sistemini değil; pankreastan cilde, beyin kimyasından damar sağlığına kadar tüm bedeni rehin alan devasa bir Metabolik ve Endokrin Blokaj olduğunu biliyor ve tedaviyi tamamen bu kök nedene göre kurguluyoruz.
PCOS'un gerçek suçlusu çoğu zaman yumurtalıklar değil, pankreasın ürettiği İnsülin hormonudur. Hastaların yaklaşık yüzde sekseninde genetik altyapılı şiddetli bir İnsülin Direnci vardır. Hücreler insülini tanımayı reddedince, pankreas şekeri düşürmek için daha da fazla insülin pompalar. Kanda dolaşan bu devasa miktardaki insülin, doğrudan yumurtalıklara giderek orayı bir kırbaç gibi uyarır ve yumurtalıkların Testosteron (erkeklik hormonu) üretmesine neden olur. Yükselen testosteron yumurtlamayı durdurur, kilo alımını tetikler ve tüylenme başlatır. Kilo aldıkça direnç daha da artar ve hasta içinden çıkılmaz bir metabolik kara deliğe sürüklenir.
Bu sendrom, kendini sadece ultrason kağıdındaki görüntülerle değil, kadının günlük hayatını kabusa çeviren çok çeşitli fiziksel ve ruhsal alarmlarla gösterir. Belirtiler üç ana gruba ayrılır:
Adet döngülerinin 35 günden uzun sürmesi, aylarca adet görememe veya ilaç kullanmadan kanama yaşayamama en net belirtidir. Yumurtlama gerçekleşmediği için ilerleyen dönemlerde doğal yollarla gebe kalmada ciddi zorluklar yaşanır.
Şiddetli insülin direnci nedeniyle hastalar ne kadar diyet yaparlarsa yapsınlar kilo vermekte inanılmaz zorlanırlar. Özellikle göbek ve bel çevresinde yağlanma, yemeklerden sonra ani uyku çökmesi ve durdurulamaz tatlı krizleri yaşanır.
Kanda artan testosteron cilde saldırır. Çene, boyun ve göbekte sert tüylenme (Hirsutizm), çene hattında ağrılı kistik sivilceler, saçlarda erkek tipi dökülme ve ense bölgesinde koyu renkli, kadifemsi kararmalar ortaya çıkar.
PCOS tedavisinde sadece adet söktürücü vermek, yangın alarmını kapatıp evin yanmasını izlemek gibidir. Gerçek endokrinolojik tedavi şunları içerir:
Ankara ve çevresinden "Benim kilom yok ama yine de PCOS hastasıyım" diyerek gelen çok sayıda zayıf PCOS hastamız (Lean PCOS) bulunmaktadır. Medical Park Batıkent Hastanesi'nde yürüttüğümüz klinik yaklaşımımız standart bir şablona dayanmaz. Ultrason bulguları, LH/FSH oranlarındaki bozulmalar, insülin direnci indeksleri, androjen profili ve tiroid fonksiyonlarınız dev bir veri seti olarak bir araya getirilir.
Tedaviniz; yaşınıza, metabolik yapınıza, kilonuza ve o anki yaşam hedeflerinize göre tamamen size özel, "tailor-made" (terzi işi) bir endokrinoloji stratejisiyle yönetilir.
PCOS, tıbbi dünyada net olarak "Hayat Tarzı Müdahalesi Olmadan İyileşmeyen Hastalık" olarak tanımlanır. Siz ne kadar güçlü ilaçlar kullanırsanız kullanın, beslenme ve hareket rutininizi değiştirmezseniz, insülin direncini yenmeniz imkansızdır. Ancak yıllardır süren tatlı krizleri, kilo verememenin yarattığı derin depresyon ve motivasyon kaybı içindeki bir hastaya sadece "Diyet yap ve spor yap" demek, ona haksızlık etmektir.
İşte tam bu noktada, Medical Park Batıkent Hastanesi'nde tıbbi tedavinizi başlattıktan sonra süreci kesin zafere ulaştırmak için, tıbbi beslenme uzmanları ve psikologlar eşliğinde bütüncül bir metabolik dönüşüm programı devreye girer. PCOS hastalarının yıpranmış psikolojisi, duygusal yeme krizleri ve bedeniyle barışamama sorunları multidisipliner bir destekle çözülür. Aç kalmadan, kan şekerini ani zıplatmayan, PCOS'a özel anti-inflamatuar bir beslenme mimarisi kurularak hücresel bazda iyileşme kalıcı hale getirilir.
Polikistik Over Sendromu, sizin bir suçunuz veya hayatınız boyunca boyun eğmeniz gereken bir ceza değildir. İnatçı kilolar, sivilceler, tüylenmeler veya adet gecikmeleri kaderiniz olmak zorunda değil. Metabolizmanızdaki bu devasa tıkanıklığı çözmek, hormonlarınızı hizaya sokmak ve bedeninize yeniden hükmetmek için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. Değişim bugün, tam da burada başlıyor.
""PCOS hastaları polikliniğime genellikle yıllarca 'Kilo ver, düzelirsin' denilerek gönderilmiş, anlaşılmamış ve metabolik olarak tükenmiş bir halde gelirler. Oysa yüksek insülin seviyeleriyle kilo vermek, akıntıya karşı kürek çekmekten farksızdır. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki temel felsefemiz; hastayı suçlamak yerine o insülin kilidini medikal olarak kırmak ve yumurtalıkların üzerindeki testosteron baskısını kaldırmaktır. Bir endokrinolog olarak en büyük başarım; sadece tahlil sonuçlarını düzeltmek değil, aylar sonra karşıma kilolarını vermiş, cildi parlayan ve en önemlisi kendi bedeniyle yeniden barışmış özgüvenli bir kadın görmektir.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Bu çok büyük bir yanılgıdır ve tamamen yanlıştır. PCOS hastaları "kısır" değildir, sadece yumurtlama düzenleri bozulduğu için doğal yollarla gebelik süresi uzayabilir veya zorlaşabilir. İnsülin direnci kırıldığında, kilo verildiğinde ve tıbbi desteklerle (yumurtlama uyarıcı tedavilerle) adet döngüleri düzene girdiğinde, PCOS'lu kadınların çok büyük bir kısmı sağlıklı bir şekilde hamile kalıp çocuk sahibi olabilmektedir.
Hayır, kesinlikle konulamaz. Ultrasonda yumurtalıkların çevresinde çok sayıda küçük kist (folikül) görülmesi tek başına "Sendrom" demek değildir. Dünya genelinde kabul edilen "Rotterdam Kriterleri'ne" göre teşhis konulabilmesi için; ultrasondaki bu görünüme ek olarak hastada adet düzensizliği/gecikmesi ve kan tahlilinde (veya tüylenme/akne gibi fiziksel belirtilerde) erkeklik hormonlarının yüksek çıkması şartlarından en az ikisinin bulunması gerekir.
PCOS, genetik bir altyapıya sahip yapısal bir metabolizma durumudur, dolayısıyla antibiyotikle geçen bir enfeksiyon gibi "tamamen yok olan" bir hastalık değildir. Ancak, doğru endokrinolojik tedavi ve kalıcı hayat tarzı değişiklikleri (kilo kontrolü, spor, sağlıklı beslenme) yapıldığında hastalığın tüm yıkıcı belirtileri (kilo, sivilce, tüylenme, adet gecikmesi) tamamen ortadan kalkar ve hastalık "sessiz (remisyon)" evreye geçer. Sağlıklı yaşam tarzı korunduğu sürece kişi hiçbir şikayet yaşamaz.
Evet, görülür. PCOS hastalarının yaklaşık %20'si normal kilolu veya zayıftır. Bu duruma tıpta "Lean (Zayıf) PCOS" denir. Bu hastalarda genellikle kilo sorunu olmasa da; şiddetli adet düzensizlikleri, kistik akneler, saç dökülmesi ve hatta gizli insülin direnci görülebilir. Tedavide kilo vermekten ziyade, hormon dengesinin kurulması ve kas kalitesinin artırılması hedeflenir.
Çünkü PCOS'un temelinde ağır bir "İnsülin Direnci" yatar. Hücreler kandaki şekeri enerji olarak kullanamayınca, beyne sürekli "Açım, enerji lazım, bana karbonhidrat/tatlı gönder" sinyali yollar. Bu yüzden yaşanan tatlı krizleri irade eksikliği değil, tamamen biyolojik bir alarmdır. Ayrıca yüksek insülin, vücudu sürekli "yağ depolama" modunda kilitlediği için, sadece kalori kısarak yapılan klasik diyetler işe yaramaz ve hasta kilo veremez.
Doğum kontrol hapları PCOS'u "kökünden" tedavi etmez, sadece belirtileri maskeler. Bu haplar, yumurtalıkları uykuya alarak hormon dalgalanmalarını durdurur, dışarıdan verdiği hormonlarla düzenli kanama (adet) sağlar ve tüylenme/akne gibi şikayetleri baskılar. Ancak insülin direncini çözmezler. İlacı bıraktığınız an şikayetler geri döner. Bu yüzden tek başına hap vermek yerine mutlaka metabolik (insülin duyarlaştırıcı) tedaviyle desteklenmelidir.
Kanda yüksek testosteron dolaşırken lazer yaptırmak boşa kürek çekmektir, çünkü yanan kılların yerine anında yenileri çıkar. Öncelikle endokrinoloji doktorunuzun başladığı anti-androjen (erkeklik hormonunu düşürücü) ilaç tedavisinin kanda etkisini göstermesini beklemelisiniz. Bu süre genellikle 4 ila 6 ay arasındadır. Hormonlar kontrol altına alındıktan ve baskılandıktan sonra lazer epilasyona başlamak kesin ve kalıcı sonuç verir.
Hastanemize başvuran hastalarımızın sadece jinekolojik bulguları değil; insülin direnci, lipid (kolesterol) profili, tiroid fonksiyonları, adrenal (böbrek üstü) hormonları ve vücut kompozisyonu dev bir endokrinolojik veri seti olarak incelenir. Uzm. Dr. Şahin Doğanay tarafından yapılan analizler sonucunda; insülini kıran, erkeklik hormonunu baskılayan ve adet döngüsünü koruyan hastaya özel (taylor-made) medikal algoritmalar devreye sokulur.