Ayakkabı numaranız son yıllarda büyüdü mü? Yüzükleriniz parmaklarınıza dar geliyor, çeneniz öne doğru uzuyor ve burnunuzun irileştiğini mi fark ediyorsunuz? Yetişkinlikte tamamen durması gereken "büyüme hormonunun" beyninizdeki bir tümör (hipofiz adenomu) tarafından yeniden ve kontrolsüzce salgılandığı Akromegali hastalığı ile yüzleşme vakti. Bedeninizin uç noktalarını (eller, ayaklar, yüz) yavaş yavaş irileştiren, kalbinizi yoran ve şiddetli şeker hastalığına (diyabet) davetiye çıkaran bu sinsi genişlemeyi Ankara Batıkent Medical Park'taki nokta atışı teşhis algoritmalarımız nasıl durdurduğumuzu adım adım keşfedin.
İnsan bedeninde büyüme ve gelişme süreci ergenlik döneminin sonunda, kemik büyüme plaklarının kapanmasıyla sona erer. Bu noktadan sonra beyindeki hipofiz bezi, Büyüme Hormonunu (Growth Hormone - GH) sadece hücre yenilenmesi ve metabolik denge için minimum düzeyde salgılar. Ancak hipofiz bezinde oluşan iyi huylu bir tümör (adenom), bu kuralı ihlal edip vücuda devasa miktarlarda Büyüme Hormonu pompalamaya başlarsa, sistem hata verir. Kemikler boyuna uzayamadığı için enine kalınlaşmaya, yumuşak dokular ve iç organlar irileşmeye başlar. Bu durdurulamayan fiziksel ve metabolik genişleme tablosuna Akromegali diyoruz.
Medical Park Batıkent Hastanesi'nde Uzm. Dr. Şahin Doğanay gözetimindeki endokrinoloji kliniğimizde, Akromegaliyi sadece fiziksel bir "yüz hatlarında kabalaşma" sorunu olarak değil; kalbi yoran, ölümcül uyku apnesi yaratan ve hastayı ağır bir diyabet (şeker hastalığı) tablosuna sürükleyen Sistemik Bir Metabolik Fırtına olarak ele alıyor ve acil eylem planımızı devreye sokuyoruz.
Akromegalinin en korkutucu özelliği hızı değil, yavaşlığıdır. Tümör hormonu o kadar sinsice salgılar ki, fiziksel değişim milimetre milimetre gerçekleşir. Bu yüzden tıbbi istatistiklere göre hastalığın başlamasıyla teşhis edilmesi arasında ortalama 7 ila 10 yıl vardır. Hastalar genellikle yüzüklerinin parmaklarına girmemesi, ayakkabı numaralarının 2-3 numara büyümesi veya uzun süredir görmedikleri bir tanıdıklarının "Yüzüne ne oldu, çok değişmişsin" tepkisi üzerine şüphelenmeye başlarlar. Beden, değişimi kanıksayarak tehlikeyi saklar.
Sürekli yüksek olan büyüme hormonu, vücudun üç farklı sisteminde ağır tahribat yaratır. Değişim sadece dışarıdan değil, içeriden de tüm gücüyle devam etmektedir:
Hastalığın adını aldığı durumdur (Akro: Uç, Megali: Büyüme). Alt çene öne doğru fırlar (Prognatizm), dişlerin arası açılır. Alın kemiği belirginleşir. Burun, dudaklar ve dil irileşir. Ses telleri kalınlaştığı için ses tonu boğuklaşır ve derinleşir.
Dışarıdan görünen yüzeyin altında kalp kası kalınlaşır ve büyür (Kardiyomegali). Bu, hipertansiyon ve kalp yetmezliğine yol açar. Nefes borusu etrafındaki dokular kalınlaştığı için hasta şiddetli horlar ve uykuda nefes durması (Uyku Apnesi) yaşar.
Büyüme hormonu, insülinin baş düşmanıdır. Yüksek GH, hücrelerin insülini kullanmasını engeller (İnsülin Direnci) ve hastalar Tip 2 Diyabete sürüklenir. Ayrıca ter bezleri aşırı büyüdüğü için hasta sürekli ve ağır kokulu bir şekilde terler.
Akromegaliden şüphelenmek zordur, ancak teşhis etmek endokrinoloji için net bir matematiksel süreçtir. Hastanemizde uyguladığımız protokoller:
Endokrinoloji ve cerrahi konseyi olarak beyninizdeki tümörü yok ettiğimizde hastalığın ilerlemesi ve büyüme durur. Ancak geride ağır bir enkaz kalmıştır: Kalınlaşan ve ağrıyan eklemler (osteoartrit), büyüme hormonunun mirası olan ağır bir insülin direnci ve inatçı kilo artışı. Medical Park Batıkent Hastanesi'nde tıbbi güvenliğinizi sağlayıp hormonunuzu normale indirdikten sonra, bu metabolik hasarları onarmak için bütüncül bir hücresel rehabilitasyon başlatıyoruz.
Büyüme hormonunun bozduğu kan şekeriniz ve insülin direnciniz, uzman diyetisyenler eşliğinde hazırlanan düşük glisemik indeksli tıbbi beslenme (medikal diyet) protokolleriyle kontrol altına alınır. İrileşen eklemlerinizin (özellikle diz ve kalça) yükünü hafifletmek için güvenli ve metabolizma ateşleyici egzersiz programları medikal çerçevede planlanır. Hastalığın teşhis sürecinde yaşanan psikolojik travma (yüz hatlarındaki değişim ve hastalık kaygısı) uzman psikolog desteğiyle geride bırakılır. Bizim amacımız "kontrolsüz büyüme" şalterinizi kapatırken, bedeninizi o yıpranmış haliyle bırakmamak; sizi o değişen bedenin içinde yeniden ağrısız, enerjik ve sağlıklı hissedeceğiniz bir formda hayata döndürmektir.
Akromegali, geç fark edilen ama doğru tıbbi adımlar atıldığında tamamen durdurulabilen bir hastalıktır. Eklem ağrılarınızı, aşırı terlemenizi veya yüzünüzdeki o sinsi değişimi "yaşlanmaya" bağlamadan önce, arkasındaki hormonal gerçeği sorgulamalısınız. Bedensel deformasyonları durdurmak, kalp yetmezliği riskinden kurtulmak ve kesin teşhis algoritmalarımızla sağlığınıza kavuşmak için iletişim sayfamızdan Medical Park Batıkent Hastanesi randevunuzu hemen oluşturun. O sinsi büyümeyi durdurmanın vakti geldi.
""Akromegali hastaları polikliniğime genellikle yıllarca ortopedi, kardiyoloji veya diş hekimleri arasında mekik dokumuş, ancak o büyük tabloyu kimsenin birleştirmediği bir 'tıbbi tükenmişlik' içinde gelirler. Hastam içeri girdiği an, o belirgin alın çıkıntısı, büyümüş elleri ve derinleşmiş ses tonuyla hastalığın adını aslında kapıdan girerken koyarım. Medical Park Batıkent Hastanesi'ndeki endokrinoloji pratiğimizin en kritik görevi; hastayı yıllardır süren bu 'Neden böyle değişiyorum?' belirsizliğinden kurtarmak, o minik hipofiz tümörünü tıbbi dedektiflikle saptamak ve hastanın iç organlarını o amansız büyüme fırtınasından sağ salim kurtarmaktır. Bir endokrinolog olarak en büyük mutluluğum, ameliyat veya ilaç sonrası IGF-1 değerinin normale döndüğünü ve hastamın yüzündeki o ağırlaşmış, yorgun ifadenin yerini yeniden hayata tutunan bir dinginliğe bıraktığını görmektir.""
Uzm. Dr. Şahin Doğanay | Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı
Görüşme ve tedavi planlaması için uzmanımızdan hızlıca randevu alabilir, tüm tetkiklerinizi güvenle yaptırabilirsiniz.
Randevu Oluştur İletişim (444)Hastalığa sebep olan şey aynıdır (Büyüme hormonu fazlalığı). Ancak fark, hastalığın "ne zaman" başladığıdır. Eğer tümör çocuklukta, kemiklerin büyüme plakları henüz kapanmadan önce oluşursa hasta metrelerce uzar, buna "Gigantizm (Devlik)" denir. Tümör eğer kişi 18-20 yaşını geçtikten (büyüme plakları kapandıktan) sonra oluşursa hasta uzayamaz, sadece enine genişler ve kalınlaşır; buna "Akromegali" denir.
Akromegalide büyüme hormonunun vücutta yarattığı fiziksel değişim (ellerde, ayaklarda büyüme, çenenin uzaması, kaş altı kemiklerinin çıkıklaşması) aşırı yavaş ve sinsi ilerler. Her gün aynaya bakan hasta veya onunla yaşayan ailesi bu mikroskobik değişimi fark etmez. Teşhis genellikle eski fotoğraflarla yenileri yan yana konulduğunda, ayakkabılar/yüzükler küçüldüğünde veya hastanın bambaşka bir şikayetle (horlama, diyabet, terleme) bir uzmana görünmesiyle 5 ila 10 yıl gecikmeli konur.
Kısmen evet, kısmen hayır. Büyüme hormonu seviyesi normale indiğinde, vücuttaki o ödem, doku şişliği ve kalınlaşmış yumuşak dokular hızla küçülür; dudaklar incelir, dilin boyutu ufalır ve ellerdeki şişlikler iner. Ancak hastalığın uzun yıllar boyunca kemiklerde yarattığı uzama ve genişleme (örneğin uzayan çene kemiği) ne yazık ki kalıcıdır, tedaviyle kemik eski haline dönmez.
Hayır, kesinlikle yeterli değildir. Büyüme hormonu gün içerisinde stresle, yemekle, egzersizle ve uykuyla sürekli dalgalanıp inip çıkan bir hormondur. Tek bir kan alımı bizi tamamen yanıltır. Tarama için karaciğerin ürettiği ve kanda sabit duran IGF-1 hormonuna bakarız. Kesin kanıt içinse hastaya "Şeker Yükleme Testi (OGTT)" yaparak büyüme hormonunun şekere nasıl tepki verdiğini ölçeriz.
Normal ve sağlıklı bir insanda kan şekeri yükseldiğinde, beyin büyüme hormonu üretimini derhal durdurur (baskılar). Akromegali hastasına şekerli su içirip kan şekerini yükselttiğimizde ise, hipofiz bezindeki o tümör beynin kurallarını dinlemediği için (otonom olduğu için) büyüme hormonu üretmeye devam eder. Hormonun baskılanmaması, akromegalinin yüzde yüzlük kesin kanıtıdır.
Hastanın hikayesi ve fiziksel muayenesi sonrasında IGF-1 ve GH baskılama (OGTT) testlerini ünitemizde bizzat planlıyoruz. Dinamik Hipofiz MR ile tümörün haritasını çıkardıktan sonra, hastanemizin Nöroşirürji (Beyin Cerrahisi) ekibiyle konsey yaparak cerrahi şansını değerlendiriyoruz. Cerrahi sonrası kalıntı durumunda veya cerrahi yapılamayan hastalarda ise en yeni nesil medikal (ilaç ve akıllı iğne) tedavilerle hormonları referans aralıklarına çekerek kalbi ve metabolizmayı güvenceye alıyoruz.